Pazartesi, Ekim 13, 2008
Salı, Haziran 27, 2006
2 Banka Komplo Teorisi
Son günlerde mail gruplarında ve forumlarda sıkça rastlanan bankalarla ilgili 2 komplo teorisi:Hsbc Bank: Gectigimiz günlerde dünyanin dört bir yaninda "sözde ermeni soykirimi" ile ilgili onlarca panel-konferans düzenlenmis. Bunlarin ana sponsorlari kim biliyor musunuz? HSBC ve British Airways.
Bizim Ülkemizde bizden elde ettikleri para ile bize karsi sözde ermeni soykirimini destekleyen bu kuruluslarla olan iliskilerinizi gözden gecirmeye davet ediyorum.
Finansbank: Rum Bankasina satildi. Rumlarin Finansbank'a milyar dolar verip almasinin altinda yatan en buyuk sebebin, Finansbank'in 30 yil vadeli %1 faizli konut kredilerinden dagitmak ve sonra cikacak dalgalanmalarda bu konutlarin ipoteklerini ele gecirmek. Yurtdisina mulk satisi limitlendigi icin, Turkiye'den konut ve yer almada bu yolu izleyeceklermis.
Tabiki bunlar sadece birer komplo teorisi ve gerçekle uzaktan yakından ilgisi bulunmamakta.
Çarşamba, Mayıs 31, 2006
Balık Hafızası
Evimde akvaryuma sahip olmamla birlikte balıklara karşı ilgim biraz daha arttı sanırım.Bugün teknoloji haberlerini okurken japon balıklarıyla ilgili bir haber dikkatimi çekti ve sizinle de paylaşmak istedim.
Uzman veterinerler, araştırmalar sonunda japon balıklarının uzun süreli hafızaları olduğunu, acıyı hissedebildiklerini ve sahipleri dışarıdayken onları özlediklerini belirlediler. Balıkları inceleyen bilim adamları, "balık hafızası" lafını çürütecek bulgular ortaya çıkardılar.
Tasmanya`daki bir konferansta konuşan Avustralyalı uzman veteriner Richmond Loh, "Balıkların sadece 3 saniyelik hafızaları olduğu yolundaki tezler artık demode. Bence balık besleyenler ve veterinerler onları daha ciddiya almalı" dedi.
Loh?un örnek verdiği araştırmalar arasında, balıkların yiyeceğe ulaşmak için günün belli zamanlarında bir manivelayı ittirmeyi öğrendikleri de bulunuyor. Bir başka araştırmada, kavga eden iki balıkla aynı akvaryuma konulan bir balık uzun bir süre kazanan balıktan uzak durmaya dikkat ediyor. (e-kolay)
Cumartesi, Mayıs 20, 2006
Ekşi Sözlüğe Erişim Telekom Tarafından Engellendi

İnternette pek çok kişinin uğramadan geçemediği, milyonlarca kişi tarafından okunan ve takip edilen,kısa zamanda pek çok kitleye ulaşmayı başarmış bir site ekşi sözlük.
Öyleki artık google da arattığımız pek çok kelime de ilk olarak karşımıza ekşi sözlük yazıları gelmeye başladı, pek çok kişi herhangi bir ürünü almadan önce ekşi sözlük kullanıcıları hakkında ne yazmış acaba diye girip okuyup, tercihini ona göre yaptı.
Ama özgür bir platform olarak belleklerde yer edinen ekşi sözlük artık zamanla hakaretlerin,küfürlerin daha yaygınlaştığı bir yer halini almaya başladı. Ve bu hakaretlere, kimi zaman markalar ve ürünleri hakkında yapılan karalamalara karşı tepki olarak hiçbirşey yapılamıyordu. Şikayet edildiğinde ise hiç bir sonuç alınamıyordu.
Son aylarda ise ekşi sözlüğe girmek konusunda sürekli sıkıntı yaşanmaya başlandı.Siteye http://sozluk.sourtimes.org ve http://www.eksisozluk.com adreslerinden erişilemiyor, site ziyaretçilerinin, web sunucusunun IP adresi olan http://84.44.114.44 'ü kullanması gerekiyordu.
Herkes sitede sorun oldugundan dolayı girilemediği düşüncesindeydi, ama son zamanlarda ortaya çıktı ki ekşi sözlük sitesine telekom tarafından erişim engellenmişti.
Telekom hakkında yazılan pek çok hakaret ve küfür içeren yazılardan sonra boyle bir kararın çıkması ne derece dogruydu, kim haklıdır tartışılır.
Bu noktada muratcileli.com'da okudugum yazının bir bölümünü sizlerle paylaşmak istiyorum:
"Eğri Oturup Doğru Konuşursak, Türkiye'de ADSL hatlarının hızları yeterli olmayabilir. Bunların fiyatları bütçelerimize göre de pahalı gelebilir. Almanya 100 Mbit bağlanıyor diye biz de istiyoruz kardeşim diye fütursuzca ve hiç düşünmeden bir kuruma saldırmak ne kadar doğru?
Yabancı ülkelerin ADSL fiyatlarıyla Türkiye'deki ADSL fiyatlarını tablolar ile karşılaştırma yapmadan önce dünya ülkeleri arasında ne konumda olduğumuzu bir düşünelim.
Hangi sahip olduklarımız Avrupa standardında ki ADSL fiyatlarının bu standartlar içinde olmasını bekliyoruz?
Bugün her açıdan yabancı ülkelerinin teknolojik artıklarını kullanıyoruz. Evimizdeki televizyonlardan tutun diğer elektronik cihazlara kadar
İngilitere'de insanlar yere tükürmüyor, Japonya'da hata yapan politikacı vicdan azabı duyup intihar ediyor. Ben de bunları istiyorum kardeşim!"
Evet; ekşi sözlükte Turk Telekom'a agır hakaretler içeren yazılar bulmak mümkün. Türk telekom çoğu zaman bunları hakediyor olabilir, ama bu durum kuruma sitede ağır küfür ve hakeret edilmesini gerektirmez.
Bazı haber ve teknoloji sitelerinde bulunan haberlere, ve site avukatlarının yaptıkları açıklamalara göre; Türk Telekom bu engellemeye "mevcut olmayan" bir mahkeme kararını gerekçe gösteriyor. Avukatların Türk Telekom ve Telekomünikasyon Kurumu'na yaptıkları başvuruya (gelen alındıya rağmen) iki kurumdan da resmi kanaldan herhangi bir cevap verilmemiş. İstanbul Sulh Mahkemesi'ne açılan dava sonrasında bilirkişi tespitine ilişkin rapor dün avukatlara ulaşmış durumda. Yakın zamanda birkaç ilde tespit yaptıracak olan site avukatları Türk Ticaret Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Borçlar Kanunu ve sair tüm telekomünikasyon, bilişim suçları ve sansüre ilişkin konularda dava açmayı planladıklarını bildiriyorlar."
Türk Telekom'un yaptıgı engelleme kararının ne kadar doğru oldugu tartışılır. Ama bana göre hiçbir durum bir kişiye yada kuruma ağır hakaretler,küfürler edilmesini gerektirmez.
Bu küfür ve hakaretler site yönetimi tarafından engellenmiyor ve sessiz kalınıyorsa ve sonunda "özgür bir platformuz, kapatamazsınız" tepkisinde bulunuluyorsa; "o zaman şeriatın kestiği parmak acımaz"dan başka birşey sözü aklımda beliriyor.
Umarım kısa zamanda bu sorun giderilir ve ekşi sözlüğü takip eden bir çok kişi yeniden oradaki yazıları okuma özgürlüğüne kavuşur.
Salı, Nisan 04, 2006
Yeni Google Hizmetleri - Google Romance

Her geçen gün Google'ın yeni bir hizmetiyle karşılaşır olduk.
Google yavaş yavaş her alana, her işe girmeye çalışıyor. Ve bundada başarılı olacak gibi duruyor.
Google, "Adsense" ile başlayan reklamcılık işini çok iyi bir seviye getirmiş bulunmakta, ve gelirinin büyük bir kısmını halen burdan karşılamakta.
Bunun içinde kazanç alanını yavaş yavaş yaymaya ve genişletmeye çalışıyor.
Kısa bir süre önce "Google Pages" adı altında google kullanıcılarına kişisel sayfa yapmaları için
100mb alan ve xxx.googlepages.com gibi adrese sahip sayfalar tahsis etmeye başladı.
Sayfalarda hiç reklam olmaması ve google hizmetlerinin de kalitesi düşünüldüğünde oldukça güzel bir gelişme oldugunu soylenilebilir.
Blogger.com ile Blog hizmeti vermesiyle blog olayında büyük söz sahibi olan Google'ın, bunu Google Pages ile genişleteceği gözüküyor.
Ayrıca Urchin adı altında hizmet veren istatistik sayfasını satın alması ve Google Analytics adı altında tüm webmasterlara ücretsiz olarak açması, Google'ın bu alanda bir çok daha adım adacagı tahminlerine yol açmıştı.

Ama bugun Google'ın en yeni hizmetini görünce epey şaşırdım.
"Google Romance" ;
Google'ın sevgilileri buluşturmayı hedeflediği yeni arkadaşlık sitesi.
Eğer google diğer hizmetlerinde oldugunu gibi bundada aynı başarılı grafiği gösterirse çok yakında piyasada ki bir çok arkadaşlık sitesinin önüne geçeceği açık.
Umarım "Google Romance'ın" hergün bir yenisi açılan arkadaşlık sitelerinden bir farkı olur ve beklentileri karşılar..
Pazar, Mart 19, 2006
Windows Live Messenger - Msn 8.0

Bir süre önce Msn 8.0 olarak piyasaya sürülmesi beklenen Msn'in yeni sürümünün Live Messenger adıyla ve beta sürümüyle download edilebildiğini duymuştum.
Ama yüklemek için e-mailime bir davetiye gelmesi gerekiyordu, ve davetiyem olmadığı üçün yükleyememiştim.
Bu sabah fazla kullanmadığım maillerimden birine baktığımda bir davetiyenin 2 hafta kadar once geldiğini görünce hemen programı download edip denemek istedim.
Öncelikle Live Messenger programında ilk göze çarpan, programın göze batan masmavi görüntüsü çok açık ve griye yakın hoş bir renge bürünmüş durumda.
Ayrıca programa eklenen birkaç yeni özellik;
-Durumunuz Çevrim dışı iken diğer kullanıcara msj atabilir ve onlarla sohbet edebilirsiniz.
-Çevrim dışı olan birisine mesaj atabilirsiniz, karşıdaki kişi çevim içi olunca mesajınızı otomatik olarak alır.
-Dosya paylaşımı yaparken isterseniz paylaşıma ara verip, sonra kaldıgı yerden tekrar devam edebilirsiniz.
Açıkcası bence çok onemli olmadıgını düşündüğüm bu özellikler çok kişiyi şaşırttı, ve etkiledi.
Bu da Msn'in her geçen gün hayatımızda daha büyük bir yer kaplamaya başladığının işaretlerinden biri olsa gerek..
Live Messenger'ı sizde yüklemek ve denemek isterseniz buraya tıklayarak programa erişebilirsiniz..
İyi sohbetler.. :)
Telsim
Cumartesi sabahi Gözde ile Engineering dersi projesi için elektronik muh. Elif Yirmibeş'le görüşmek üzere Telsim'in İkitelli Merkez binasına gittik.Gitmeden once araştırmış olmamıza rağmen hiçbiryerde bina içi fotoğrafları bulamamıştık. Bunun sebebini merkez binaya varınca daha net anlama fırsatı bulduk.
İçeriye girişte kartlı sistem uygulanmakta ve içeride kafeterya bolumu hariç fotoğraf çekilmesine izin verilmemekte.
Yaklaşık 2,5 saate yaklaşan bir süre sohbet etme imkanı bulduk ve bence çok yararlı bir söyleşi oldu.
Telekominikasyon sektörü, baz istasyonları, diğer elektronik aletler gibi aklıma takılan birçok şeyi konuşma, bilgi edinme şansına sahip oldum.
Telsim ve Turkcell arasındaki farklar hakkında da birçok soru sordum.Alt yapı bakımından Telsimin motorola ve nokia firmalarıyla, Turkcell'in ise Ericssonla çalıştıklarını ogrendim.
Telsim'in şuan hala özelleşme aşamasında oldugunu ve Vodafone'a devrinin tam olarak gerçekleşmesinin ardından hızla büyüyeceğini ve Türkiyede lider konuma gelecegini, gelmesi gerektiğini; çünkü Vodafone'nun bulunduğu her ülkede lider konumda oldugu da sohbetin bir bölümünü oluşturdu..
Cep telefonlarından yayılan radyasyon konusunu sordugumda ise küçük bir ipucu aldım, sizinlede paylaşayım:Yeni bir arama yaparken, aranan numara ile bağlantı kurulana kadar telefon kulağa götürülmemesinin yararlı olacagı, çünkü bağlantı aşamasında maximumum seviyede sinyal yollandıgı ve bunun da maximumu radyasyon oldugu konusunda bilgilendirilmiş oldum.
Umarım ileride Telsim gibi bir çok dev firmayı daha gezebilirim.. :)
Cumartesi, Şubat 04, 2006
Kurtlar Vadisi Irak
Flyinn CineBonus sinemalarında arkadaşlarım Volkan ve Hasanla izlediğim, Kurtlar Vadisi Irak filmi eleştirilebilecek bazı yerleri olmasına karşın genel olarak beğenilebilecek güzel bir filmdi.Film orijnal olarak ingilizce çekilmiş ve Türkçe dublajla vizyonlara girmiş olmasını pek sevmedim açıkcası.
Ayrıca filmde İngilizce olan kısımların Türkçe olarak seslendirilmesine rağmen Kürtçe olan kısımlar aynen bırakılmış ve alt yazı olarak ekrana yansıtılmış. Kürtçe konusunda niye boyle bir ayrım yapıldıgını da anlayamadım.

Fİlm, fragmanlarda da görüldüğü üzere Irakta gorevliyken başına çuval geçirilen askerin Polat Alemdar'a mektup yazması ve intihar etmesiyle başlıyor ve hemen başındaki arama sahnesiyle de hareketli dakikalar kendini gosteriyor.
Film boyunca bomba, tarama gibi bir çok hareketli sahne ön plana çıkıyor ve izleyiciyi etkilemeyi başarıyor.
Filmin sonundaki Polat'ın hançer saplama sahnesinden tüm salon öylesine etkilenmiş ve gururlanmış olsa gerekki; o sahnenin sonunda herkesten bir alkış koptu. Açıkcası bana bir hayli ilginç ve komik geldi bu durum.. :)Ayrıca film'de geçen "künefe" ve "McDonald's ın apple pie'ı " da bu tatlıların satışlarını artırmış olsa gerek diye düşünüyorum.

Genel olarak beğendiğim ve Türkiye de izlenme rekoru kıracağını düşündüğüm Kurtlar Vadis-Irak filmini izlemenizi tavsiye ederim..
Kurtlar Vadisi Irak - Sonunu Düşünen Kahraman Olamaz
http://www.valleyofthewolvesiraq.com
